süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   Allah Huzurunda Kadın ve Erkek Eşittir.
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
halukgta
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
59 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 144
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 30.11.2014 16:03


Bugünlerde tartışılan bir konu var. “Kadın ile erkeği eşit konuma getiremezsiniz, o fıtrata terstir" deniyor. Tabi bunu söyleyenler dini ön plana çıkartarak söylüyor. Gelin bu konuyu Kur’an dan araştıralım. Acaba Allah huzurunda, kadın ve erkek eşit değil mi? Yoksa bu konuyu saptırarak, İslam dinine zarar verenler mi var?


Hucurat 13: Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. ALLAH KATINDA EN DEĞERLİ OLANINIZ, O’NA KARŞI GELMEKTEN EN ÇOK SAKINANINIZDIR. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.


Ayete baktığımızda Yaradan, benim katımda en değerliniz, bana karşı gelmekten en çok sakınanızdır, yani en güzel amel işleyeninizdir dediği halde, bizler kadın ve erkeğin nasıl olur da eşit olmasını, fıtrata ters görürüz. Bizler hurafe inançlarımızın etkisiyle, her zaman kadınları ikinci sınıf bir insan görme yanlışını, ne yazık ki yaptık. Bunun nedeni Kur’an ı terk ederek batılı, hurafe ve sanı bilgileri, din zannetmemiz büyük etken olmuştur.


Ne yazık ki bizler eşitlik dendiğinde, güç-kuvvet, şekilsel dış görünüş anlamışız ve mukayeseyi bu mantıkla yapıyoruz. Çünkü Kur’an ı anlamaya çalışmamışız da ondan. Bir insanın Allah katında ki değeri, inancında güçlü olması, TAKVASI ile doğru orantılıdır. Yani Allah katında güçlü olan, bedenen güçlü olan değil, Allah dan en çok sakınan dır. Kadını ve erkeği belki güç ve kuvvette eşit konuma getiremeyiz, ama ALLAH KATINDA KADINDA, ERKEKTE EŞİTTİR. Önemli olanda bu değil mi zaten. Eğer güç, kuvvet Allah katında eşitliğin ölçüsü olsaydı, sanırım boksör ve dövüş sanatı mensupları birçok erkekten, Allah katında ön planda olurdu. İslam ı böyle mantık dışı konumlara getirmek ve mantığın, aklın kabul edemeyeceği ölçüleri dine nispet etmek, İslam a yapılacak en büyük kötülüktür.


Ne yazık ki kadının, erkekle eşit olmadığını, fıtrata aykırı olduğunu söyleyen ve bu topluma dikte ettiren zihniyet, kadını bu toplumda ikinci sınıf bir insan yapmıştır. Bakın batıl inancın baskısı ne boyutlarda. Elbette bunlara inanan düşünce, kadını erkekle eşit görmez.



1.Eğer bir kimsenin bir kimseye secde etmesini emretseydim, erkeklerin kadınlar üzerinde olan haklarından dolayı kadınların erkeklere secde etmelerini emrederdim. Tirmizi, Rada, 10/1159; Ebu Davud, Nikah 40/2140 Ahmed b. Hanbel, Müsned VI, 76; İbn Mace, Nikah 4/1852


2.Kocanın vücudu irin ile kaplı dahi olsa ve karısı onu yalayarak temizlese yine de kocasının hakkını ödemiş olmaz. İbni Hacer El Heytemi 2/121 Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 239


3.Ey kadınlar! Eğer kocalarınızın size olan haklarını bilseydiniz, ayaklarının tozunu yüzlerinizle silerdiniz. Hafız Zehebi Büyük Günahlar Sayfa 187


4.Kadınların dinleri ve akılları eksiktir. Sahihi Buhari


5.Kadınlar arasında iyi kadın, yüz tane karga arasında alaca bir karga gibidir. Sahihi Buhari.


Tüm bu iftiralara inana bir insan, elbette kadını ve erkeği eşit görmeyecektir. Yine Allah katında erkeğin ve kadının nasıl eşit olduğuna Kur’an dan bakmaya devam edelim.


Nisa 124: Mümin olarak, erkek veya kadın, HER KİM SALİH AMELLER İŞLERSE, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.


Kur’an a iman ettiğini söyleyen bir insan, kadının ve erkeğin Allah katında eşit olduğunu çok açık bilir. Bizler bu dünyada imtihan için bulunuyoruz. Ölçümüz ve değerlendirmemiz Allah ın bizlere verdiği değer ölçüsüdür. Hiç birimiz bir diğerinden üstün değildir. Üstünlük Allah a karşı TAKVAMIZDA, yani onun rızasını kazanma yarışındadır.


Tevbe suresi 71. ayetinde mümin erkekle, mümin kadınlar BİRBİRİNİN DOSTLARIDIR DER. Çünkü kadın ve erkek bir birinin tamamlayıcısıdır. BİRBİRİNİN DOSTU OLAN, NASIL BİR DİĞERİ İLE EŞİT OLMAZ. Yine Bakara 187. ayette, ONLAR SİZİN İÇİN BİRER ELBİSE, SİZ DE ONLAR İÇİN BİRER ELBİSESİNİZ DER. Yani her ikisi bir bütünün parçasıdır. Birbirine üstünlükleri asla yoktur.


Bir şeyi kıyas edebilmemiz için, aynı koşullarda olması gerekir. KADIN VE ERKEĞİN YARADILIŞ GAYESİ FARKLI, NASIL OLURDA İKİSİNİ MUKAYESE EDİP, BİR DİĞERİNE EŞİT DEĞİL DERİZ. Size sorsam ve desem ki, HAVA ve SU arasında kıyas yapsanız, hangisi daha çok değerlidir, diğerinden üstündür desem, ne dersiniz? Böyle kıyas mı olur, hava ve su birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Birbirine üstünlüğü söz konusu olamaz dersiniz. İşte erkek ve kadın arasında da asla bir kıyas yaparak, biri diğerinden üstün diyemeyiz.


Gelelim erkeğin kadın ile çalışma hayatındaki farkına. Elbette bu fark zaten çok açık bellidir. Erkek yaratıldığı yapısı ve yaşamdaki iş bölümü gereği, daha güçlü yapıdadır. Onun içinde ailede çalışma para kazanma, geçimi sağlama görevi erkeğe verilmiştir. Tabi bu değildir ki kadın çalışamaz. Böyle bir yasak asla konmamıştır. Elbette çalışır ama bu kadının kendi iradesi ile olur. Kadınında farklı görevi vardır aile içinde. Bunları zaten hepimiz biliyoruz. Erkek ve kadına Allah ın verdiği sorumluluklar, hiç birisine üstünlük sağlamaz. Her biri üstüne düşen görevlerden sorumludur.


Peki, tüm bu bedeni farklılıkları öne sürerek, kadın erkekle fıtrat yani yaradılış gereği eşit değildir dememiz, ne kadar doğru olur. Eşitlik değerlendirmesini kim yapabilir biz yaratılmışların üzerinde? Yalnız Allah yapabilir. ALLAH BENİN NAZARIMDA EŞİTSİNİZ DİYOR ve bu dünyada kadına ve erkeğe iş bölümü, görev dağılımı yapıyor. Bakın Allah yine hiçbir ayrım yapmadan ne diyor.


Nahl 97: ERKEK VEYA KADIN, MÜMİN OLARAK KİM İYİ AMEL İŞLERSE, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz.


İşte Allah ın kadın ve erkek arasındaki değer yargısı. Kim olursanız olun, ister erkek, ister kadın, huzuruma gelirken bu dünyada iyilik, güzellikler yaparak gelmelidir diyor. Allah kadını ve erkeği fıtrat, yani yaradılış gereği kendi katında eşit kabul ettiği halde, bizim içimizden bazıları kendi arasında, kadını erkekle eşit görmüyorsa, bu elbette onların sorunudur. Kendi yaşantılarında kadını eşit göremeyenler, Allah ın kurulmasını istediği adaletli bir düzeni de, elbette kuramayacaklardır. Allah ın önerdiği düzeni kuramayanlar, ne huzuru nede mutluluğu bulmaları, mümkün de olmayacaktır. Sizlere son bir ayet daha hatırlatmak istiyorum.


Nisa 32: Allah`ın sizi birbirinizden üstün kıldığı şeyleri hasretle arzu etmeyiniz. ERKEKLERİN DE KAZANDIKLARINDAN BİR PAYLARI VAR, KADINLARIN DA KAZANDIKLARINDAN BİR PAYLARI VAR. Allah`ın lütfunu isteyiniz. Şüphesiz Allah, her şeyi bilmektedir.


Sizce Yaradan bu ayetle, bizlere ne anlatıyor? İster erkek olalım, ister kadın olalım. Hepimizin birbirinden farklı yanlarımız olabilir. Bu farklılıklarımızın da bizlere getirdiği çok farklı özelliklerimiz de olabilir. Hatta bu farklılık bizleri özendirebilir. Bu farklılıkları dikkate almayın, özenmeyin diyor Allah. Çünkü ben farklı oluşunuza bakmam. Erkeklerin kendine has özellikleri ile kazandıkları kendilerine, kadınlarında kendine has özellikleriyle kazandıklarından kendilerine bir pay var diyor Rabbimiz. Yani ben sizlere gücünüz nispetinde sorumluluklar verdim diyor. Yaradan bu ayetiyle, aile içinde kadına ve erkeğe verdiği görev ve sorumluluklarını hatırlatıyor ve diyor ki, HERKES KENDİ GÖREVLERİNDEN SORUMLUDUR.


Son olarak şunu söylemek isterim. Kadın ve erkeğin fiziksel yapısında, elbette eşit olduğunu söyleyemeyiz. EŞİT OLMAMASININ NEDENİ, ALDIĞI GÖREV VE SORUMLULUKLA İLGİLİDİR. Ama bunun eşit olmaması, bizlerin yaşamında eşit şartlarda olmadığımızı asla göstermez. Bu dünyada işlediğimiz suçlarda, hâkim karşısında nasıl erkek ve kadın eşit tutuluyorsa, Allah katında da erkek ve kadın eşittir. Eşitsizlik, bizlerin kendi nefislerimiz de yarattığı adaletsiz, batıl ve hurafe inancımızdan gelmektedir. Lütfen bu yanlış inançlardan kurtulalım ki, huzurlu ve adaletli bir toplum olalım.


Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.12.2014 06:59


Lem Haluk sen akıllanmıyacan haa..! Nerde uyduruk yalan dolan safsata var onlarla hadis reddiyesi yapıyorsun:)
Bak sana bu konuda Sahih hadis-i şerifler yolluyorum kültürün artsın feyiz al biraz.



Hz. Peygamber’in kadınlara yönelik sözleri ve uygulamaları, Kur’an’ın çizdiği; Allah’ın kulu olması bakımından erkekle eşit seviyede; dinî hak ve sorumlulukları da aynı düzeyde olan, hak ve sorumluluklar yönünden erkeklerle eşit konumda olan bir kadın portresine uygundur. Rasûlullah’ın şahsında kadınlar, her zaman meseleleriyle ilgilenen, eşleriyle olan anlaşmazlıklarında ara buluculuk yapan, haklarını koruyan, erkeklere eşlerine iyi davranmalarını öğütleyen ve kendi yaşayışıyla da buna örnek olan bir dost ve hâmi bulmuşlardır.


“Sizin hayırlınız, kadınlarına hayırlı olan (iyi davranan)dır.”[560]


"Sizin en hayırlınız, ehline karşı en iyi davrananızdır. Ben âileme en iyi olanınızım."[561]


“Kadınlara ancak kerîm olanlar ikrâm ederler (değerli olanlar değer verirler); onlara kötülük edenler ise leîm (kötü) kişilerdir.”[562]


"Mü`minlerin iman bakımından en kâmil/olgun olanı; ahlâkı güzel olan ve âilesine nâzik
davranandır."[563]


"Uğursuzluk yoktur. Ancak üç şeyde uğur olabilir: Kadında, atta, evde."[564]


“Kadınlar, erkeklerin kız kardeşleridir.”[565]


"... Erkek, ailede yöneticidir ve yönetiminden sorumludur. Kadın da kocasının evinde yöneticidir ve elinin altındakilerden sorumludur."[566]


“En güzel dünya nimeti, insanın sahip olabileceği nimetlerin en hayırlısı: Zikreden dil, şükreden kalp ve insanın iman doğrultusunda (müslümanca) yaşamasına yardımcı olan kadındır.”[567]


“Dünya bir metâ’dır. Dünya metâının en hayırlısı sâliha kadındır.”[568]


“Bir mü’min erkek, bir mü’mine kadına buğzetmesin. Çünkü onun bir huyunu beğenmezse başka bir huyunu beğenir.”[569]


“Kadın, beş vakit namazını kılar, bir aylık orucunu tutar, nâmusunu korur ve kocasına itaat ederse ona: ‘Hangi kapıdan dilersen oradan cennete gir’ denilir.”[570]


Hz. Peygamber, Vedâ Hutbesinde şöyle buyurmuştur: “Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz. Çünkü siz onları Allah’ın emâneti diye aldınız. Allah’ın sözü uyarınca ırzlarını kendinize helâl kıldınız. Onların, sizin yataklarınıza bir adamı almamaları ve iffetlerini korumaları, sizin onlar üzerindeki haklarınızdandır. Eğer böyle bir şey yaparlarsa hafifçe onları dövünüz. Sizin de onların geçimlerini ve giyimlerini sağlamanız, onların sizin üzerinizdeki haklarındandır.”[571]


“Sizin dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: Güzel koku, kadın ve gözbebeğim kılınan namaz.”[572]


“Bana, (dünyanızdan) koku ve kadın sevdirildi. Gözümün nûru ise namazda kılındı.”[573]


“Sizden biri, hangi düşünceyle hanımını köle döver gibi dövmeye tevessül eder? Akşam olunca aynı yatakta beraber yatmayacaklar mı?”[574]


Ümmü Atiyye (r.a.) anlatıyor: “Ben Rasûlullah (s.a.s.) ile birlikte yedi ayrı gazveye çıktım. Ordugâhlarda ben geride kalır, askerlere yemek yapar, yaralıları tedâvi eder, hastalara bakardım.”[575]


İbn Abbâs (r.a.) şöyle diyor: “Rasûlullah (s.a.s.) kadınları gazveye götürürdü. Onlar yaralıları tedâvi ederlerdi. Kendilerine de ganimetten bir şeyler verilirdi...”[576]


“Hz. Peygamber, savaşa veya sefere giderken kur’a ile hanımlarından birisini beraberinde götürürdü.”[577]


“Peygamber zamanında kadınlar da erkeklerle beraber savaşa katılıp geri hizmetlerde çalışırlardı. Uhud Savaşında müslümanlar kayıp verince Peygamber’in zevcesi Âişe ile Ümmü Süleym, paçalarını sıvamış ve sırtlarında kırba kırba su taşıyarak savaşanların ağızlarına dökmüşlerdi.”[578]


Muavviz kızı Rubeyyi’ şöyle der: “Biz, Peygamber (s.a.s.) ile birlikte savaşa gider, askerlere su verir, yaralıları tedâvi eder, Medine’ye taşırdık.”


"Bâkire kızla, (evlendirilmezden önce) babası müşâvere etmelidir."[579]


"Dul kadın kendisiyle istişâre edilmeden evlendirilmemeli, bâkire kız da izni alınmadan nikâhlanmamalıdır."[580]


"Rasûlullah (s.a.s.), kızın arzusu hilâfına, babası tarafından gerçekleştirilen bazı nikâhları, şikâyet üzerine, iptal etmiştir."[581]


"Üç kişi vardır, cennete girmeyecektir: Anne babasının hukukuna riâyet etmeyen kimse; içki düşkünü olan kimse; verdiğini başa kakan kimse."[582]


İmam Mâlik’e ulaştığına göre, Hz. Ali (r.a.): “Karı-kocanın arasının açılmasından endişelenirseniz, erkeğin âilesinden bir hakem ve kadının âilesinden bir hakem gönderin, bunlar düzeltmek isterlerse, Allah onların aralarını buldurur.”[583] âyetinde temas edilen iki hakem hakkında “karı-kocanın ayrılma veya birleşme kararları, bu iki hakemin vereceği hükme kalmıştır” diye beyanda bulunmuştur.[584]



"Kadınların yanına girmekten sakının!" Ensârdan bir zât: "Yâ Rasûlallah! Kayına ne buyurursun?" diye sordu. Rasûlullah (s.a.s.) şu cevabı verdi: "Kayın ölümdür."[585]



“Kadınlara hayırhah olun, onlara karşı hayır tavsiye ediyorum... Onlara hayırlı şekilde davranın.”[586]



“Kadınlara karşı hayır tavsiye ediyorum. Çünkü onlar sizin yanınızda avândır/esirler gibidir. Onlara iyi davranmaktan başka bir hakkınız yok, yeter ki onlar açık bir fâhişe/çirkinlik işlemesinler. Eğer işlerlerse yatakta yalnız bırakın ve şiddetli olmayacak şekilde dövün. Size itaat ederlerse haklarında aşırı gitmeye bahane aramayın. Bilesiniz ki, kadınlarınız üzerinde hakkınız var, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakkı var. Onlar üzerindeki hakkınız, yatağınızı istemediklerinize çiğnetmemeleridir. İstemediklerinizi evlerinize almamalarıdır. Bilesiniz ki, onların sizin üzerinizdeki hakları, onlara giyecek ve yiyeceklerinde iyi davranmanızdır.”[587]



Rasûlullah’a soruldu: “Ey Allah’ın Rasûlü!, bizden her biri üzerinde, zevcesinin hakkı nedir?” “Kendin yiyince ona da yedirmen, giydiğin zaman ona da giydirmen, yüzüne vurmaman, takbîh etmemen, evin içi hâriç onu terk etmemen.”[588]



“Kim kız çocuklarla sınanır (kime kız çocuğu verilir) de onlara güzel bakarsa onlar, onun için ateşe karşı koruyucu perde olurlar.”[589]



“Kim iki kıza bakıp ergenlik çağına kadar, onları yetiştirirse, Kıyâmet gününde o, benimle şöyle olur.” (Peygamber, böyle deyip parmaklarını birbirine geçirmiştir.)[590]



“Kimin üç kızı yahut üç kız kardeşi veya iki kızı, ya da iki kız kardeşi olur da onlara güzel bakar, onlar hakkında Allah’tan korkarsa (onlara haksızlık etmezse), onun için cennet vardır.”[591]



“Sakın bir erkek, yanında mahremi olmadıkça yabancı bir kadınla yalnız kalmasın!”[592]



Cerîr (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah’a (s.a.s.) ânî bakıştan sordum. Bana: “Bakışını hemen çevir!” buyurdu.”[593]



Büreyde (r.a.) anlatıyor: “Rasûlullah (s.a.s.) Ali (r.a.)’ye buyurdular ki: “Ey Ali, bakışına bakış ekleme. Zira ilk bakış sanadır, ama ikinci bakış aleyhinedir.”[594]



“Kadın dört hasleti için nikâhlanır: Malı için, nesebi (soyu) için, güzelliği için, dini için. Sen dindarı seç de huzur bul.”[595]



“Kadını olmayan erkek miskindir/fakirdir!” Yanındakiler: “Çokça malı olsa da mı?” dediler. Rasûlullah: “Evet, çokça malı olsa da!” buyurdu. Sözlerine devamla: “Kocası olmayan kadın da miskînedir, miskînedir/fakirdir” buyurdular. Yanındakiler: “Çokça malı olsa da mı?” dediler. Peygamberimiz: “Evet kadının çok malı olsa da!” buyurdu.[596]



“Allah’ın kadın kullarını Allah’ın mescidlerinden men etmeyiniz.”[597]



"Birinizin hanımı mescide gitmek için izin talep ederse ona engel olmasın (izin versin)."[598]

--------------------------------

Bunlardan haberim yok deme sakın :))



[560] Müslim, Birr 149
[561] Kütüb-i Sitte, c. 17, s. 214
[562] İbn Mâce, Edeb 3; Ebû Dâvud, Edeb 6, Rikak 22, İ’tisâm 3; Müslim, Akdiye 11
[563] Nesâî, Işretu`n-Nisâ, 229; Tirmizî, İman hadis no: 2612
[564] Kütüb-i Sitte, c. 17, s. 218
[565] Câmiu’s-Sağîr, hadis no: 2329
[566] Buhârî, Cum`a 11; Müslim, İmâret 20
[567] Tirmizî, Birr 13
[568] Müslim, Radâ 64, hadis no: 1467; Nesâî, Nikâh 15
[569] Müslim, Rad⒠61, hadis no: 1469
[570] Ahmed bin Hanbel, I/191
[571] Müslim, Hac 147, 194; Tirmizî, Fiten 2, Tefsir 2
[572] Müslim, Talâk 31, 34
[573] Nesâî, İşretu’n-Nisâ 1
[574] Buhârî, Tefsîr Şems 1, Enbiyâ 17, Nikâh 93, Edeb 43; Müslim, Cennet 49, hadis no: 2855; İbn Mâce, Nikâh 512; Tirmizî, Tefsîr 3340
[575] Müslim, Cihâd 142, hadis no: 1812
[576] Müslim, Cihad 137, hadis no: 1812; Tirmizî, Siyer 8; Ebû Dâvud, Cihad 152
[577] Buhârî, Cihad 1071
[578] Buhârî, Cihad, 1074, Meğâzî 18; Müslim, Cihad 136
[579] Ebû Dâvud, Nikâh 24, 25
[580] Buhârî, İkrâh 3; Müslim, Nikâh 64
[581] Buhârî, İkrâh 4
[582] Nesâî, Zekât 69
[583] 4/Nisâ, 35
[584] Muvattâ, Talâk 72 -2, 584-
[585] Müslim, Selâm 20, hadis no: 2172
[586] Buhârî, Nikâh 79, Enbiyâ 1, Edeb 31, 85, Rikak 23; Müslim, Radâ 65, hadis no: 1468; Tirmizî, Talâk 12
[587] Tirmizî, Tefsîr Tevbe, 3087
[588] Ebû Dâvud, Nikâh 42, hadis no: 2142-2144; İbn Mâce, Nikâh 3
[589] Feyzu’l-Kadîr, II/97
[590] Feyzu’l-Kadîr, III/496
[591] Tirmizî, Tefsîr Sûre 9
[592] Buhârî, Nikâh 111; Cezâu’s-Sayd 26, Cihâd 140, 181; Müslim, Hacc 424, hadis no: 1341
[593] Müslim, Âdâb 45, hadis no: 2159; Ebû Dâvud, Nikâh 44; Tirmizî, Edeb 29
[594] Tirmizî, Edeb 28; Ebû Dâvud nikâh 44
[595] Buhârî, Nikâh 15; Müslim, Radâ 53, hadis no: 1466; Ebû Dâvud, Nikâh 2, hadis no: 2047; Nesâî, Nikâh 13
[596] Kütüb-i Sitte, 15/515
[597] Buhârî, Cum’a 13; Müslim, Salât 36; Ebû Dâvud, Salât 13, 52; Tirmizî, Cum`a 64; Dârimî, Salât 57; Muvattâ, Kıble 12; Ahmed bin Hanbel, II/16, V/17
[598] Buhârî, Cum`a 12, Ezân 162, 166, Nikâh 116; Müslim, Salât 134; Ebû Dâvud, Salât 53; Tirmizî, Salât 400; Muvattâ, Kıble 12


Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.12.2014 07:16


Yukarıdaki paylaştığın kadınlar hakkındaki o çirkin ve yalan dolanlarla dolu sözde hadis kitaplarını yazan kişileri sen ve ağababaların çok iiyi biliyor,Ayrıca hangi yayın evinde basıldıklarıda belli değil merdiven altı matbaalarda basılmış ehlisünnet ve sahabe düşmanı kişiler tarafından basılmış kitaplardır..!

Yani sizin öbür yanınız.

Allah ıslah eyleye..!

Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.12.2014 07:31



Kadınların İlim Tahsili
Öğrenilecek şeylerin başında, Allah’a dair bilinmesi gerekenler gelir. Buna kısaca Allah marifeti diyebiliriz. Bu marifeti, ahirete, meleklere, kitaplara, peygamberlere iman gibi marifet artırıcı diğer rükünler takib eder.

Ardından da bir insanın dünya hayatını tanzim eden ameller/fiiller gelir. Daha sonra da ahlaki hususlar yerini alır. Hiç şüphesiz, saydığımız bu hususların öğrenilmesinde erkeklerle kadınlar eşittir. Bir diğer ifadesiyle kadınlar, şer’î mesuliyetlerde erkekler gibidir. “Kadınlara Cuma, cihad ve cenaze hariç erkeklere farz kılınan her şey farz kılınmıştır”

(Abdürrezzak, 5/298) hadis-i şerifindeki istisnaları saymayacak olursak kadınlarla erkekler aynı şartlara ve sorumluluklara sahiptirler.

Bu sorumlulukların ahirete ait ceza ve mükafatları konusunda da kadınlar erkeklerle eşittir.

Kur’ân’da bu hakikat şöyle beyan edilir: “Onların Rabbi de dualarına şöyle icabet buyurdu: “Sizden gerek erkek, gerek kadın hayır işleyen hiçbir kimsenin çalışmasını zayi etmem. Çünkü siz birbirinizdensiniz, birbirinizden farkınız yoktur.” (Âl-i İmran, 3/195) Bu eşitlik gereği, kadınlar da erkekler gibi kendilerine gereken ilimleri öğrenmek zorundadırlar.

Peygamber Efendimiz’in cariyeler hakkındaki şu beyanları, değil hür kadınların, köle kadınların bile ilim öğrenme konusundaki haklarını ortaya koyar: “Bir insanın cariyesi olur, ona güzel bir tahsil ve eğitim verir, sonra da onu azad ederse, Allah onu iki katıyla mükâfatlandırır.” (Buhari, Cihad, 145)

Efendimiz (s.a.s.)’in kavlen ve fiilen teşvikçisi olduğu kadın eğitimi, İslâm’da en güzel şekilde tatbik edilmiş ve kadın hiçbir zaman bu hakkından mahrum bırakılmamıştır.

Zamanımızda kısmen bazı yerlerde görüldüğü gibi, kız çocuklarını okutmama yanlışlığına düşülmüşse bu, dini yanlış ya da eksik anlamadan kaynaklanmıştır.

Bak Haluk bey ,
Bizim okuduğumuz Hadis-i şerifler bunlar,

Sen yasaklanmış hatta toplanmasına karar verilmiş hakkında davalar açılmış üç beş yalan safsata şeyleri bulup burda yazmayı biliyonda bu kadar sahih ve eşitlikten bahseden GERÇEK Hadis-i şeriflerden neden bahsetmiyorsun?

Tabi işinize gelmez..!

musa34mank
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 104
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.12.2014 10:26


Fıtrata terstir.sadece ademin böğründen yaratılmıştır.ordanda anlaşılabilir.ve insanlar şeytandanda üstündür oda yaratılışdan bellidir.

Dilena
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
67 yaşında / Bayan
Yurtdışı
Trinidad ve Tobago
Aktif Toplam Yazı : 660
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 01.12.2014 13:21


Yetti gari demis birileri:))

burcu07
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Lara
Antalya
Aktif Toplam Yazı : 137
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 03.12.2014 16:51


erkek erkekliğini kadaınsa kadınlığını bilmeli
eşitliklik tir falanda filan bırakın bunları erkek calışmalı kadın evinde o turmalı o kadar

bendeattim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Kuzey Kıbrıs TC
Aktif Toplam Yazı : 5
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2014 12:22


haluk ne eşitliği oğlum nisa 34 ayetine bak islamın kadına bakışını anlarsın :
Allah`ın kimini kimine üstün kılmasından ötürü ve erkeklerin, mallarından sarfetmelerinden dolayı erkekler kadınlar üzerine hakimdirler. İyi kadınlar, gönülden boyun eğenler ve Allah`ın korunmasını emrettiğini, kocasının bulunmadığı zaman da koruyanlardır. Serkeşlik etmelerinden endişelendiğiniz kadınlara öğüt verin, yataklarında onları yalnız bırakın, nihayet dövün. Size itaat ediyorlarsa aleyhlerine yol aramayın. Doğrusu Allah Yüce`dir, Büyük`tür.

melissab
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Bayan
Yurtdışı
ABD
Aktif Toplam Yazı : 23
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 21.12.2014 16:34


Sacmalamayin yards new esitligi? Yuz yillarca once erkekler cok ustundu. Kadinin heralded bir esya kadar degeri yoktu. Ama simdi kadin erkekten ustundur. Sizleri ananiz olsun kariniz olsun parmaginda donduruyor. Akliniz gidiyor kadindan. Ona yaranmak icin ne yapacaginizi bilmiyorsunuz. Cunku kadin uretken zeki dayanikli. Eger bahsettiginiz tanri varsa neden cocuk dogurma isini kadina verdi. Cunku disi daha ustundur
erkekten. Bunu hepiniz cok iyi biliyorsunuz korktugunuz icin kurana dine siginiyorsunuz. :)). Komiksiniz inanin.

Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.12.2014 22:25


Malı_sapp
senin bu panoda yazman çok saçma asıl,
Kabul etmediğin bir din hakkkında eleştiri yapma hakkında olamaz..!!!

Dinsizler aleminde takıl sen biz nerden peydah olduk diye düşünün hep birlikte..


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan