Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Yaşam
   Din ve İnanç
   Dini Öğrenmenin Yaşı.
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
halukgta
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
59 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 144
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 09.12.2014 16:25


Her zaman tartışılan bir konu, ilkokullarda zorunlu din dersinin olup olmaması konusudur. Gerçekten de bu konu çok önemlidir. Bir örnek vermek istiyorum. Lise seviyesindeki bir konuyu, ilkokulda okutabilir misiniz? Elbette okutamayız diyeceksiniz. Peki, neden okutamayız?

Çünkü ilkokuldaki bir öğrencinin, muhakeme kabiliyeti daha tam gelişmemiştir. Gereken değerlendirmeyi, gerektiği ölçüde yapamaz. Bunu yapabilmesi için, önce alt yapısı olmalıdır. Öğretmeye çalışsanız da, o yaşta öğrenemez. Örneğin Kur’an, evlilik yaşından bahsederken, evlenecek kişinin gerekli olan OLGUNLUĞA ERİŞMİŞ OLMASININ, gerekliliğinden bahseder.

Bizler dinin gerektiği emirlerin, yerine getirme yaşından bahsederken, Akıl ve baliğ olmak gerektiğini söyleriz, tıpkı Kur’an ın evlenme yaşından bahsettiği gibi. Akil olmak aklı başında olmaktır. Baliğ olmak ise çocukluktan çıkıp, ergen olması, buluğa ermesi yani mukayese yapabilecek olgunlukta olması anlamına gelir. Bu tarifin tam bir yaşının olduğunu söyleyemeyiz. Kızlarda ve erkeklerde bile farklıdır. Her çocuğa göre bile değiştiğini söyleyebiliriz.

Kur’an ı anladığı dilden okuyan bir Müslüman, Allah ın ayetleri üzerinde derin derin düşünmemizi emrettiğini bilir. BUNUN NEDENİ DE İNANCIN, İMANIN SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDE OLABİLMESİ İÇİN, AYETLERİN ÖZÜNE İNEBİLMENİN, DÜŞÜNEREK, İDRAK EDEREK, SORGULAYARAK İNANMANIN ÖNEMİNİ ANLATIR YARADAN BİZLERE.

Eğer toplum İslam ı anlayarak, düşünerek okumaya çalışmıyorsa, o toplumu inancıyla yönetmek daha kolay olur. İslam ı kullanan terör örgütlerinin de izledikleri yollardan biriside, küçük çocukları din dersi adı altında verdiği yanlış bilgi ve telkinlerdir. Düşünme melekesi gelişmemiş, baliğ olmamış çocuğu nasıl isterseniz öyle yönlendirirsiniz. İsterseniz bir melek, isterseniz bir şeytan yetiştirmek elinizdedir.

Onun içindir ki küçük yaştaki çocuklara, din bilgisi adı altında yanlış bilgiler vermeye kalkarsanız, daha sonra tamir edilemeyecek, geri dönüşü olmayan bir nesil yaratabilirsiniz. ÖĞRETİLEN BİLGİ DOĞRU BİLE OLSA, SORGULAMA YETENEĞİ GELİŞMEMİŞ, AKIL, BALİĞ OLMAMMIŞ BİR ÇOCUK, KENDİ İÇ DÜNYASINDA YANLIŞ DEĞERLENDİRMELER YAPARAK, DİNDEN BİLE SOĞUMASINA NEDEN OLABİLİRSİNİZ.

Bundan dolayıdır ki, toplum bu konuda çok fazla duyarlıdır. Şöyle düşünebilirsiniz, neden yanlış bilgiler verilsin, bizler Allah ı peygamberi anlatıyoruz, bunun neresi yanlış. Bu sözlerle başlayan ama bugün İslam âlemi içinde, sayısını bile bilmediğimiz bir bölünmüşlük yaşıyoruz dinde. Hiçbirisinin bir diğerine ne güveni var, nede saygısı. Hepsi kendi inancını doğru kabul ediyor ve aynı kitaba ve aynı peygambere inandığımız halde, birbirimizi öldürmekte bir sakınca görmüyoruz.

İŞTE TOPLUMU KORKUTAN, BU DİNDE BÖLÜNMÜŞLÜĞÜN VERDİĞİ GÜVENSİZLİKTİR. Bir çocuğun eğer muhakeme, sorgulama kabiliyeti gelişmediyse, baliğ olmadıysa, yeterli altyapı bilgide yoksa ona din dersini, dini bilgileri bir başkasının vermesini hiçbir anne baba kabul etmez. Tedirgin olur ve derki, ya yanlış bilgilerle çocuğumun inancını etki altına alırlarsa. Bu düşünce hepimizde vardır. Çokta normaldir böyle düşünmek. YOKSA HER ANNE BABA, DİNİ BİLGİLERİ HER YAŞTA, AMA DOZAJINDA YAVAŞ YAVAŞ EVLADINA VERİR.

Laik bir toplumda yaşadığımızı söylüyorsak, devletin topluma dikte ettirdiği bir inancı, zorunlu tutarak öğretmeye kalkması düşünülemez. Din ailelerin, hatta kişilerin Allah a karşı kendi sorumluluklarıdır. Buna hiç kimse müdahale edemez ve zorla öğretmeye kalkamaz.

Elbette din çocuklarımıza öğretilmelidir, ama detaylı din eğitimi, muhakeme yeteneklerinin geliştiği, baliğ olduğu bir çağda yapılmalıdır. Eğer bir çocuk anlatılanları sorgulayamıyorsa, karşılaştırma yapacak yetenekleri daha gelişmemişse, öğretilenlerin doğru ya da yanlış olabileceğinin farkında olamaz. Bunu yaparsak Allah ın Kur’an da emrettiği, iman şeklinden de sapmış oluruz. BÖYLE YAPARAK BİLİNÇSİZ, SORGULAMADAN İTAAT EDEN BİR TOPLUM YARATMIŞ OLURUZ. Çocuklarımıza İslam ı korkutarak, ürküterek, tehdit ederek değil, güzel bir üslupla anlatmalıyız ki, evlatlarımız İslam dairesi içinde kalabilsin. Bunun tersini yaparsak, dinden bahseden her kişiden uzaklaşacaklardır.

Çocuklarımıza din ve ahlak eğitimi, ailelerin hayatına geçirdiği yaşantısıyla başlar. Eğer toplum olarak biz büyükler, doğru bir örnek oluşturmuyorsak yaşantımızda, onlara ne anlatırsak anlatalım ikna olmayacaklardır. Din eğitimi çocuklara, önce yaşatılarak öğretilir. Eğer bir toplumda hırsızlık, zina, büyüklere saygısızlık almış başını gidiyorsa, o toplumun gençlerine, çocuklarına da dinden söz edemezsiniz. DAHA AÇIKÇASI ÇOCUKLARIMIZA DİNİ ÖĞRETMEDEN ÖNCE, BİZLER İYİ BİR MODEL OLMALIYIZ. Din sözle, konuşarak değil yaşayarak öğretilir. Çocuklarımıza örnek olamıyorsak, bizler dini yanlış öğrenmişiz demektir. Çocuklarımıza da doğru öğretmemiz mümkün olmayacaktır.

Dilerim toplum olarak, bu gerçeklerin farkında oluruz. Din ve iman bir başkasına zorla öğretilmez, önce bunun bilincinde olmalıyız. DİNİN ÖĞRETİLMESİ KONUSU, DEVLETİN ASLİ GÖREVİ DEĞİLDİR. Din eğitiminin ilk basamağı ailedir. Daha sonrada bireyin bizzat kendisidir. Bunun dışında hiç kimse, zorla araya girerek bu görevi üstlenemez. Din ve iman kişinin, Allah a karşı imtihanıdır. Hiç kimse bu imtihana müdahale edemez.

Hepimiz yaptıklarımızdan sorumlu tutulacağız. Dinde zorlama yoktur diyen Allah ın hükmünü lütfen hatırlayalım. Yaradan hiç kimsenin zorlanarak bir inanç yaşamasını istemez. Din gönüllülük esasına dayanır ve yalnız ALLAH İLE KULU ARASINDADIR.

Saygılarımla
Haluk GÜMÜŞTABAK

melissab
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
54 yaşında / Bayan
Yurtdışı
ABD
Aktif Toplam Yazı : 23
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.12.2014 14:30


https://www.facebook.com/video.php?v=710519909003599&pnref=story

Bak bu cocuklarda budhist. Onlara ogretilen sadece sanat insanlara saygi hayvanlara saygi. Bu cocuklar minicik yasta senin dininde oldugu gibi hayvanlari katletmesini canice oldurmesini ogrenmiyorlar. Bunlar VEGAN olmasini yaratilan insanin hayvanin oldurulmemesi gerektigini ogreniyorlar. Dogaya saygidan yemiyorlar bile hayvanlari. "Heart of animals are sincere, loving and caring.
They are not for food for sure ! Please become a vegan" "Love animals and never hurt them and never kill them for food !
They dont speak but they feel and they feel scared, hungry and loved ! They need our love. Thus lets love them from the core of our heart.

Diyorki burda hayvanlarin kalpleri sevgi dolu onlar konusamazlar ama korkarlar acikirlar ve bizim sevgimize ihtiyaclari vardir. Tum kalbimizle onlari sevip koruyalim cunku onlarin kalpleri saf bir sevgiyle dolu bize karsi. Onlar masamizda sunulan yigecek degiller. Lutfen Vegan olun.


Simdi dusun hele bir kendini bir musluman cocugu bunlarla kiayslayabilirmisin?

Soru aslinda din kac yasinda degil acaba ogretilmelimidir? Keske insanlik ogretseydiniz cocuklariniza buyuyunce kendi mantiklariyla secselerdi dinlerini. Hic degilse sizleirn ne kadar yanlis oldugunuzu gorurlerdi.

Bir bebegin besigine bir elma ve bir tavsan koy. eger cocuk tavsani yer elmayla oynarsa demekki senin yaptigin dogru oldur gunahsiz hayvanlari ve zevkin icin ye.

Daha derine inmiyorum Bu konu sadece binlerce yanlisdan biri. Belki azcik kafan vardir dusunecek.

musa34mank
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 104
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.12.2014 15:44


melisab inanmayabilirsiniz saygı duyarız.amma yaratılışı bilseydiniz ve düşünebilseydiniz(tabiki düşünüyorsunuzda)bana yaratılışınızı anlatınız.dinler üzerinden inanmayan biri olarak burada tek sizin mantığınızla çözülebileceğine inanıyorsanız ki inanıyorsunuz .gök gürlemesinden neden korkarsınız? Dinde öğretilen kurban bayramı savaşlar bogazlamk kan akıtmakmıdır .bizim kitabımızda öyle emredilmiyor iyi anlamanız gerekiyor.sizin inandığınız doğru ise bizim kaybımız ne olacak? bizim ki doğru çıkar ise sizin haliniz ne olacak bunu düşünseniz yeterlidir.bir ineğin karnından (oy yiyen bir hayvan diyelim nasıl olurdabembeyaz süt çıkar +ve bu insanlara besin olarak yaratılmıştır.her hayvan değildir adet gören hayvanlar hariçtir

kartal641
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kartal
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 2251
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.12.2014 16:15


melissab islam hoşgörü dinidir. musa34mank arkadaşın dediği gibi inanmayabilirsiniz bu sizin tercihiniz. amma bir başkasının inançlarınada saygı gösterin lütfen. eğer senin inancında zaten insana saygı yoksa hayvanlara sevgi olmuş neye yarar. sadece islamda hayvanları boğazlamak yoktur islam bütün canlılara gereken önemi vermiştir. bilmediğiniz konuda yorum yapmayın. biraz araştırırsanız kitabımız kuran ve sevgili peygamberimiz Hz Muhammed as hadislerine bakmanızı tavsiye ederim.
senin yanlışların sana göre yanlış kimsenin kafasıyla beyniyle uğraşmadan önce kendi kafana bir bakmanı salık veririm. inançlarının doğruluğunu birkez daha irdelemeni tavsiye ederim.........
düşün ve şu evrene bir bak ne göreceksin................................

kartal641
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kartal
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 2251
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 11.12.2014 16:28


A. Kur`an-ı Kerîm`de hayvan
Kur`ân-ı Kerîm, hayvanların da insanlar gibi bir ümmet, bir topluluk olduğunu ifade eder: "Yeryüzünde yürüyen bütün hayvanlar ve kanatlarıyla uçan bütün kuşlar da ancak sizin gibi birer ümmettir..."1 Allah (cc) bu âyette çok önemli bir gerçeğe dikkat çekmekte, hayvanların, kuşların, böceklerin ve bütün canlı varlıkların insanlar gibi bir topluluk olduklarını bildirmektedir. Dolayısıyla onların da insanlar gibi Allah`ın (cc) yaratıkları olduğu ve bu âlemde de insanlar gibi haklarının bulunduğu bildirilmiştir.

Allah (cc), Kur`ân-ı Kerîm`de bir taraftan göklerde ve yerde bulunan her şeyi insanların emrine verdiğini bildirirken2 diğer taraftan da yeryüzünü, bütün canlılar için yarattığını, dünyadaki her canlının onda hakkının bulunduğunu vurgular. Rahmân Sûresi 10. âyette şöyle buyrulur: "Yeri de bütün mahlûkat için hazırlamıştır." Âyetin metninde geçen "el-en`âm" kelimesiyle bütün yaratıklar kastedilmiştir. Yine Kur`ân-ı Kerîm`de bir sûre adı olan el- En`âm (الانعام) da, dar mânâda evcil hayvanlar anlamında olmakla birlikte, o kelimenin zikredilmesiyle mahlûkat (bütün yaratıklar) kastedilmiştir.3 Âyette bu kelimenin tercih edilmesi de üzerinde düşünülmeye değer edebî bir özellik taşımaktadır, mânevî hikmetler vardır; çünkü insanlarla sürekli birlikte bulunan ve haklarına en fazla riayet edilmesi gereken bu hayvanlardır.

Diğer taraftan Kur`ân-ı Kerîm`in altı sûresi de hayvan adını taşımaktadır. Bunlar: Bakara (sığır, inek), En`âm (evcil hayvanlar), Nahl (bal arısı), Neml (karınca), Ankebût (örümcek) ve Fîl (fil) sûreleridir. Bu da Kur`ân`ın, dolayısıyla İslâm`ın hayvanlara verdiği önemin diğer bir göstergesidir.

İslâm bütün kâinata olduğu gibi hayvanlar âlemine de, Yaratıcı`nın büyüklüğünü gösteren ve O`nun kudretine tanıklık eden varlıklar olarak bakar. İnsanların kendilerine bahşedilen bu İlâhî nimetin kıymetini bilip onu verenin kudret ve azametini anlamalarını ister. Kur`ân-ı Kerîm`de şöyle buyrulur: "Bakmazlar mı deveye, nasıl yaratılmış?!"4 Bu âyetin ilk muhataplarının Araplar olduğu, Arapların da uçsuz bucaksız çöllerde en vefakâr ve en güvenilir yoldaşlarının -günlerce aç ve susuz bir şekilde o çöllerde seyahat etme gücüne sahip tek hayvan olan ve bu sebeple de "çöl gemisi" adını alan- deve olduğu düşünülürse, bu hitabın muhteşemliği anlaşır

musa34mank
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
45 yaşında / Erkek
Çankaya
Ankara
Aktif Toplam Yazı : 104
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 12.12.2014 13:08


melissab hz Süleyman peygamber karınca ile imtihanı duydunmu?? inanmazsında orada da çıkarılacak dersler vardır.süleyman ordusuyla giderken karıncanın geçtiğini görüp durmuş karınca demişki senden önce ben geçeceğim karşı tarafa ordunu durdur bekle Süleyman hzleri neden demiş cinler emrine verilmi olan süleymana bunu demiş ve eklemiş eğer benim geçmeme izin vermezsen senin koskoca ambarına sırtımda taşıdığım buğday tanesini senin ambara atarımda bunun günahını allaha veremezsin? buradan hayvan sevgisimidir islamın hayvan alemine duyduğu saygıyımı yorumlarsın bilemem.inan okadar cok sey varki

bendeattim
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
37 yaşında / Erkek
Yurtdışı
Kuzey Kıbrıs TC
Aktif Toplam Yazı : 5
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2014 12:15


dinden çıkanın kafasını kesiyonuz hırsızlık yapanın elini sonra islam dini hoşgörü dinidir diyorsunnuz . İslam dini dünyanın en acımasız ve vahsi dinidir ve bunu yüzlerce ayette de bulabilirsiniz . ayetleri bakmaya üşeniyorum diyorsanız orta doğuya bakın sizin islam dinini özeti ortadoğudur daha derin özet istiyorsanızda isid e bakın .
Kulaktan dolma bilgilerle islam hosgörü dinidir demeyin kimseye yediremezsiniz bu palavraları

kartal641
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kartal
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 2251
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2014 13:35


bendeattim ortadoğuda oynanan oyunları görmüyorsan sana diyecek lafım yok. sırf buranın doğal zenginliklerini (petrol) talan etmek isteyen çok demokrat gördüğün ülkeler (dinler yahudiler hiristiyanlar) bu zulümleri ve vampirlikleri yapıyor.
ah keşke müslüman alemi bir araya gelipde bu densizlere bir cevap verebile. ama senin gibi uşaklar içimizde olduğu için bir araya gelemiyoruz maalesef.

kartal641
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kartal
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 2251
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2014 13:49


İslâm’ın temel şartlarının ihmale uğradığı, ferdî ve ailevî hayatın yanlış esaslar üzerine bina edildiği bir cemiyette, sadece muamelât ve ceza hükümlerinin tatbiki fazla bir fayda sağlamaz. Yahut bu hükümlerin, böyle bir cemiyete tatbiki mümkün olmayabilir. Olsa bile, birçok kimse, bunlara, inanmadan ve istemeyerek uymakla nifaka düşer. Müslüman görünür, ama bir İslâm düşmanı olarak yaşar.

Şeriatın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğine bir misal vermek isterim. İslâm’da faiz haramdır, yasaktır. Bu yasağı getiren âyet-i kerimeyi “Müminler ancak birbirinin kardeşidirler” âyetiyle birlikte düşünmek gerekir. O zaman şu hakikat ortaya çıkar: “Bir mü’min, ihtiyaç içinde kıvranan ve kendisinden borç isteyen bir kardeşine borç verirken, şer’î ifadesiyle ona karz-ı hasende bulunurken, bu parayı fazlasıyla geri alma talebinde bulunamaz. Bunun kardeşlikle bağdaşması mümkün değildir.”

İslâmî kardeşliğin son derece zayıfladığı, kişinin kendi öz kardeşine oyunlar oynadığı, tuzaklar kurduğu, devlet malının acımasızca yağmalandığı bir cemiyette, İslâm’ın faiz yasağı icra edilemiyorsa, kabahat o bozulan bünyenindir; ilâcın, yahut gıdanın değil.

Gelelim, istikamet sınırlarını aşan ikinci iddiaya. Bir cemiyette, İslâm’ı tam tatbik etmeyen, hükmünü ona göre vermeyen veya veremeyen bir insana hemen kâfir damgası vurmak da insaf değildir. Zira, iman küfre zıttır. Bir insan İslâm’a zıt bir hüküm veriyor, bir icraat yapıyorsa, bunu İslâm’ı reddederek yapacaktır ki küfre girsin. Aksi halde onun küfründen değil günahından, isyanından söz edilebilir. İman gibi küfürde de niyet ve irade şartı vardır. Bir adam ancak, “İslâm’ın şu husustaki hükmü şöyle ama, ben onu kabul etmiyor ve şöyle hareket ediyorum” derse küfre girer. Böyle bir niyeti ve iradesi yoksa, işlediği hata, verdiği yanlış hüküm tamamen bilgisizliğinden yahut irade zaafından kaynaklanıyorsa, yaptığının da yanlış olduğunu biliyorsa bu adama kâfir demek Ehl-i Sünnet itikadınca mümkün değildir. Bunu ancak, büyük günah işleyenin kâfir olduğuna hükmeden “Haricîler”, yahut böyle bir kimsenin imanla küfür arasında kalacağını savunan “Mûtezile” iddia edebilir. Bunların ise ehl-i dalâlet olduklarında bütün Ehl-i Sünnet âlimleri müttefiktir

kartal641
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
52 yaşında / Erkek
Kartal
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 2251
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 19.12.2014 14:45


1. İslam şeriatı uygulanan bir ülkede hırsızlığa kol kesme, zina edene recm cezaları uygulanıyor. Hocam bu insan hakkını ihlal olarak değerlendirilebilir mi?

Cevap:

İslam fıkhına göre ortada açlık, mecburiyet gibi bir zorlayıcı durum olmadan hırsızlık yapan müslümana verilecek ceza el kesmedir.
Evli bir erkek veya kadın zorlayıcı bir durum olmadan zina yaparlar ve bu da dört erkek şahit tarafından açık ve kesin olarak tespit edilirse evli iken zina edene recim (taşlayarak öldürme) cezası zaman zaman uygulanmıştır.
Hz. Ömer Halife iken, aç kaldıkları için yiyecek çalan birkaç şahıs yakalanmış, hakim el kesme cezasına hükmetmiş, Halife ise bu cezayı uygulamamış, "Bunlar aç kaldıkları için mecburen yiyecek çalmışlar, ceza uygulanacaksa bunları aç bırakanlara uygulanmalı" demiştir.
Bugün bazı ülkelerde "şeriat uygulamasına geçildi" diye ilan ediliyor, arkasından da uygulama örnekleri olarak el kesme, birden fazla kadınla evlenme, kadınları peçeye sokma gibi uygulamalar görülüyor. Bunların gerçek manada şeriatı (İslam`ı) mümin hayatına uygulama ile bir alakası yoktur. Çünkü o ülkelerde yönetim (iktidarın elde edilmesi, intikali ve kullanılma şekli) İslam`a uygun değildir, çoğunda ya askeri yönetim veya diktatorluk vardır. Servetin elde edilmesi ve dağılımı İslam`a uygun değildir. İslam, inanç farkına da bakmaksızın bütün teb`anın temel ihtiyaçlarının karşılanmasını topluma/devlete vazife olarak vermiş bulunduğu halde insanlar aç, açık, tedavisiz, tahsilsiz. . kalıyorlar. Şimdi bu insanlar ihtiyaç sebebiyle hırsızlık yapınca bunların ellerini kesenlerin elleri kesilesi olmuştur.
İslam`ın temel kaynağı Kur`an`a göre zina eden erkek ve kadına yüz mutedil (sakat bırakmayan, vücutta iz yapmayan) sopa vurulur. Kur`an bu cezada evli ile bekarı ayırmıyor. Hadislerde birkaç evli zaniye recim uygulandığı anlatılıyor; ancak bunun devamlı ve gerekli bir ceza olduğuna dair kesin delil yoktur, tazir (suçu önlemek için yönetimin tarihi olarak uygun bulduğu, değişmeye açık) ceza nevinden olduğu anlaşılmaktadır. Peygamberimiz (s.a.) bizzat recim yapmamış, yapanlara da "Suçlu kaçmaya başladığında keşke bıraksaydınız, adam tevbe etmiştir" buyurmuştur.


2. Zina insan hakkı olarak kabul edilir mi?

Cevap:

Bütün kitaplı dinlerde zina günahtır, suçtur, ayıptır ve yasaktır. Günah, ayıp, suç olan bir fiil insan hakkı olamaz. İnsanın hak ve imkanını kötüye kullanması, suç işlemesi olarak kabul edilir. Ancak dinler ile hukuk sistemlerinin zina tanımlamaları farklı olabilmektedir. Bugün birçok çağdaş hukuk mevzuatında reşid olmuş (mesela 18 yaşında) kimselerin kendi rızalarıyla cinsel temas yapmaları suç sayılmıyor, ayıp (ahlaka aykırı) olması konusu da oldukça karmaşık, farklı ve belirsiz. Buna karşı dinlerde ve özellikle İslam`da yaşı başı ne olursa olsun, evli veya bekar insanların nikah dışı cinsel temasları zinadır, suçtur, ayıptır ve günahtır.


3. Bu cezalar sadece müslümanlar için midir? İslama inanmayan hatta hiçbir dine inanmayan insanlara nasıl ceza uygulanır?

Cevap:

Dine dayalı ceza hukuklarında (mevzuatında) öngürülen cezalar genellikle o dine inanan kimselere uygulanır. Eğer bir ülkede farklı inanç sahipleri birlikte (teb`a olarak) yaşıyorlarsa, bazı cezalar gayr-i müslümlere uygulanmaz, onların fiilleri dine aykırı olmanın yanında başkalarına zarar vermek, kamu düzenini bozmak gibi nitelikler taşıyorsa onlara da bazı engelleyici cezalar uygulanır. Ayrıca gayr-i Müslim vatandaşların "bize İslam ceza hukuku uygulansın" demeleri, buna razı olup talep etmeleri de uygulamaya dayanak olur.
Suç ve ceza kanunsuz olmaz. Kanun yazılı olmayabilir. Hakim hükmeder ve cezayı infaza yetkili olanlar infaz ederler. Din kitabında veya kanunda yazılı diye sokaktaki insan, suç işleyene ceza uygulayamaz. Eğer bir ülkede dine dayalı ceza hukuku uyguklanmıyorsa, o dine inanan müminlerin kendi aralarında hükmedip ceza uygulamaları mümkün, caiz ve gerekli değildir. Eğer böyle bir kapı açılmış olsaydı anarşi doğar, her köşede bir halk mahkemesi kurulur, kurunun yanında yaş da yanardı.

Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 22.12.2014 11:33


Pano konusu din öğrenmenin yaşı.

Fikrimi söyleyim
Ağaç Yaş İken Eğilir..!

Ayrıca Ergenlik dönemine gelene kadar gizli felsefe oluşuyor çocukta sürekli sorguluyor,

Unutmayalımki dinimiz islam dini müslümanım demekle müslüman olunmaz..!
Mümin olabilmek Mühim olan.

Mümin ne demek sanırım biliyorsunuzdur,

Görmeden inanan,güvenen iman eden tasdik eden demek.

Dip Not:
Su değince dişim sızlıyor diye abdest almayan ,Abdestin sadece el yüz baş ayak yıkayarak farzı tatbik edip,zarürü hallerde sünneti terkedebiliriz hükmünü bile bilmeyenlerin burda din hakkında ileri geri konuşma cüretinde bulunmasıda ayrı bi dert..

halukgta
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
59 yaşında / Erkek
Avcılar
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 144
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.12.2014 14:57


Dini doğru anlatmaz da yanlış öğretirsek, toplumu dinden soğuturuz. Ondan sonrada haklı olarak çıkar derler ki bu ne biçim din, dinden çıkanın kafasını kesiyorlar, hırsızlık yapanın elini kesiyorlar diyerek, serzenişte bulunur. Halbuki bizzat kendisi araştırıp söylentilere bakmasaydı, bunların hiç birisinin İslam dininde olmadığını görürdü.

Onun için dini doğru anlatmak ve doğru öğrenmek çok önemlidir.

burakonda
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
32 yaşında / Erkek
Beyoğlu
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 7
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 26.12.2014 12:24


Dini doğru yaşamak diye birşey olamaz kanımca. Doğru denen şey ahlak kavramı içerisinden çıkar. Din sekterdir. Kuralcı ve dogmatiktir. Bu yüzden de yorumlamalar kısıtlıdır. Toplumsal hümanizmi din ile eşdeğer tutarsanız hiç bir zaman dinin insanlara yaşattıklarını anlayamazsınız.


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan