süper üye ol sınırsızca kullan


Arama
  • Gelişmiş Arama
  • Standart Arama

Hızlı Arama
  • Son 25 Bayan
  • Son 25 Erkek
  • Online Bayanlar
  • Online Erkekler
  • Bugün Doğan 25 Bayan
  • Bugün Doğan 25 Erkek
  • Arkadaş Listem
  • Engelleme Listem
  • Forum Ara
  • Takip Listem
  • Yeni Grup Aç
  • Gruplarımı Göster
  • Grup Kategorileri
  • Grup Ara
  • Yardım

Grupları Listele
  • Alfabetik Sırada
  • Açılış Tarihine Göre
  • Üye Sayısına Göre
  • Yazılan Mesaj Sayısına Göre
  • Profilimi Göster
  • Üyelik Bilgilerimi Değiştir
  • Özelliklerim
  • İstatistiklerim
  • Üyeliğimi Uzat

Profilimi Güncelle
  • Temel Bilgiler
  • Fotoğraf Ekle / Düzenle
  • Benim Durumum
  • Ne Arıyorum
  • Fiziksel Özelliklerim
  • Yaşam Tarzım
  • En Sevdiklerim
  • Kişilik Özelliklerim

Profil Ayarlarım
  • Ayarlarım


Artık Üye Fotoğraflarını
Oyluyoruz
Şu an sizin fotoğraflarınız
oylanıyor olabilir!
Üyelerimizden Gelenler
Arkadas.Com ' un pekiştirdiği dostluklar
LaVinYaDan-Nagmele® Grubu
Devamı için tıklayınız

 
F o r u m

   Tüm Forumlar
   Hobiler & Eğlence
   Sanat
   KENDİMİZİ ANALİZ ETMEK VE TANIYABİLMEK
 


Bu yazıya sizde mesajınızı ekleyebilirsiniz
Gönderen Mesaj
realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.08.2015 22:11


Bize verilen hayatın ve yaşantımızın devamlı aynı heyecanla sürmesi mümkün değildir. Yaşanılacak iyi veya kötü sürprizlere de hazırlıksız olarak yakalanabileceğimiz de aşikardır. Arka arkaya yaşadığımız olaylardan kendimize bir ders çıkartırız belki ama sonunda bazı olaylar karşısında pişmanlık duymamamız gerektiğini de öğrenmek zorunda kalırız.
Bir takım doğal afetleri nasıl zamanında değiştiremiyorsak yaşanmış olayları da istenilen anda değiştiremediğimiz için yaşamak zorunda kalırız. Ancak yaşanacak olayların boyutunu, ciddiyetini içimizde sorguladıktan sonra kendi doğrularımızla yön verebiliriz ve kendi gücümüzle sınırlar çizebiliriz.
Benim için olay yaşanmışsa yaşanmıştır, yaşanması gerekiyordur ve sonunda bitmiştir. Geriye dönüp baktığımda olaydan duyduğum acıları, üzüntüleri, heyecanı, sevinci, mutluluğun veya hüznün sonunda bana verdiği zararı veya faydayı ancak ben anlarım, ben algılarım ve ben değerlendiririm. Dolayısıyla çıkacak sonuç iyi veya kötü ne olursa olsun ben bir şekilde bedelini de ödemeye hazırımdır.. Bedelini ödemeye kendimizi hazır hissetmediğimiz ve hayatımızın dönüm noktasını belirleyecek hiç bir olayın içine girmek yani boşa kürek çekmek doğru değildir.Yaşadığımız her yerin bir yaşantı biçimi vardır.O yaşantı biçimine ayak uydurabilmek ve uyum sağlayabilmek için dikkatli bir şekilde gerekli özveriyi göstermemiz gerekir ki içimizde taşıdığımız mutluluğun değerini anlayalım. Bizler kendimizi zaman zaman dinlediğimizde, iletişime geçtiğimiz her kişi ile mutlaka zoraki bir uyum içinde olmaya kendimizi şartlandırmak zorunda değiliz.
İçimizdeki,içsel benliğimizi rahatsız eden tüm duygular değişimlerin neticesinde ortaya çıkar.Yalan,korku,pişmanlık,sıkıntı,sevinç,ağlama, üzülme ve buna benzer yaşanan duyguların açığa çıkması,o insanın karakter yapısını az da olsa meydana çıkartır.Sistemimiz içinde var olan bu duyguları rahatlamamız için mutlaka yaşanan veya yaşanması beklenilen olayların etkisiyle dışarıya çıkartmak veya serbest bırakmak gerekir.

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.08.2015 22:15


YALANCILIK;İçimizde gizlenen ve aslında farkında olmadan içsel benliğimizi de kemiren soyut bir kavramdır.Bizlerin var oluşuyla meydana çıkar.İnsanları sadece psikolojik ve ruhsal yönden rahatlatır.Sanki içtiğimiz su,yediğimiz yemek kadar doğal görünmekle beraber zamanla kendimizde alışkanlık halinede dönüşür.Bukalemun gibi istediği an renk değiştirip çevreye uyum sağlaması için benliğimizin içinde anında değişim gösterebilir.
Bu duygu çoğu zaman bir olayın başlangıcında kendimize hükmeder ve sonunda insan ilşkilerini de bazen iyi bazende olumsuz yönde etkiler.Sabah kalktığımızdan akşam yatana kadar geçen zaman dilimi içinde sayısını bilmediğimiz yalanlarla karşılaşırız.Ama yastığa başımızı koyduğumuz zaman söylediğimiz yalanlarla vicdanımız arasında her zaman muhakeme yapmalıyız.Belki zaman zaman yalan söyleyen insana değer verdiğimiz için çoğu zaman doğruluğunu araştırma gereği bile duymuyoruz ve sonunda yalan söyleyen kişi ile menfaatlerimiz çakışmasın diye mecburiyetten yalana ortak oluyoruz ve ister istemez o yalanla karşı karşıya kalıyoruz.Bazende yalan uğruna belki ödüllendiriliyoruz.Çünkü o anda doğruyu söylesek belki de hayatımızın dönüm noktasında yaşamımızda ne gibi değişiklik olacağını ,başımıza neler geleceğini tahmin bile edemiyoruz.
Her şeyden önce yaşamak için herkesin yaşam standartına uygun belli bir parası olması gerekir.Bazı kişilerin kısa yoldan zengin olma arzusu da vardır.Bunun için bile rahatlıkla istediği kadar yalan söyleme cesaretinde bulunurlar.Çünkü bu kişiler için yalan söylemek sanki yolda yürümek kadar basittir.bunlar için yapılacak hiçbir şey yoktur.Sadece “yalancılık ruhuna işlemiş”deyimi ile kendi kendimizi avundurmakla geçer .
Yalancılık artık günümüzde maalesef çok basit ve ucuz meslek olarak kalmıştır.Dürüstlük ilkeleri ile bağdaşamaz boyuttadır.Gerek mesleklerin icra edilmesi, gerek reklamların alt yapısını oluşturmada ve bir takım politikaların icraatında temelinde yatan yalanların devamlı bulunmakta olduğunu biliyoruz.
Özel hayatıyla ilgili yalan söyleyen kişiyi ben, kendine güveni olmayan,realiteden uzak,sahte ilişkiler peşinde, doğruluk ilkelerini benimsememiş veya eksik kalmış kişi olarak görürüm.Kişinin iş hayatındaki kimine göre basit sayılan yalanlarla özel hayatındaki yalanları aynı değerlendirmeye koymak doğru değildir.

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 23.08.2015 22:17


Önemli olan ,bir kişi karşısındaki doğru olduğunu tahmin ettiği kişiyi kendisine çekmek veya ona yakınlaşmak istiyorsa önce kendisin kişiliğini,şahsiyetini eksiksiz olarak ortaya koyması gerekir.
Nasıl mı? Sağlıklı ,uzun süreli bir ilişki için kendini tanıtmaya çalışan tüm doğruları,
kendisinin veya karşısındaki kişinin çabalarıyla açığa çıkartması gerekir. İnsanlar kendine olan öz güveninden yoksun,genelde bir şeylerden korktuklarında , pişmanlık duyduklarında veya çekimser kaldıklarında yalan duygusuyla karşı karşıya kalır.Oysa o duygu insanı belli bir süre kendisiyle barışık hale getirir.Kişi bunun farkında bile değildir.Farkında olduğu anda belli bir zaman sonra önce şüpheye düşer daha sonra da kaybetme korkusuyla yalnız kalır.

Nameles76
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
41 yaşında / Erkek
Silivri
İstanbul
Aktif Toplam Yazı : 6718
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 25.08.2015 23:24


Gönlünüze yüreğinize sağlık,
Sindire sindire okudum paylaşımlarınızı çok isabetli tesbitler tebrik ederim.

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 31.08.2015 14:51


çok teşekkür ederim .

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 31.08.2015 15:00


İDEALİNİZDEKİ YAŞAMIN SINIRLARI
İdealinizdeki yaşam şekline karar verdiğiniz zaman hayatta bir takım zorluklarla karşılaşacağınızı bilseniz bile mutlaka bir yerden başlamanız gerekir.En azından düşüncelerimizi,doğrularımızı,fikirlerimizi içimizde saklayamayız.
Yaşam dediğimiz olgu,bu dünyada var olduğumuz müddetçe sistemimiz içinde de mevcutdur.Eğrisiyle doğrusuyla,iyisiyle ve kötüsüyle süregelen, uzun veya kısa bir ömüre verdiğimiz mücadeledir.Önemli olan, bu mücadeleyi evrensel bilgilerin kural ve kaidelerinin ışığı altında, doğruların ve yanlışların göstergesinde nasıl hareket edeceğimizi bilinç altında toplayarak enerjimizi tüketene kadar karşı tarafa eksiksiz olarak bütünüyle ama istenilen başarıyla yansıtabilmektir.Sonuç ne olursa olsun amacımız,kendimizce yaşadığımız ve bildiğimiz doğruların, yanlışları biraz olsun götürmesini sağlamak olmalıdır.
Yaşamım boyunca kendime göre iyi veya kötü değerlendirebileceğim ve kendimde zaman zaman şok etkisi yapan,beni şaşırtan ,bazı durumlarda üzüntüye boğan ve hayretler içinde bırakan bir çok olaylarla karşılaştım.Daha çok kendi gayretimle birazda çevremin sayesinde bir şekilde hepsinin de üstesinden gelmeyi başardım.Çok üzüntülü ve çarpıcı olaylarla karşılaştığım zamanlarda soğukkanlılığımı korudum ve zaman zaman olayları yüreğimde sindirmeyi öğrendim.Sevinçli,kederli,mutlu ve mutsuz anlarımı en yakın bildiğim ve gerçek dostum diyebileceğim kişilerle paylaşmaya çalıştım.Kimi zaman güldüm,kimi zaman sıkıldım,bunaldım, kimi zaman ağladım.Paylaştığım dostlarımın bazıları anladı,bazıları anlamadı,bazıları anlar gibi yaptı ,bazıları da kulak arkası etti.Ama benim için önemli olan tek bir gerçek vardı.Sadece içimdekileri karşı tarafa anlatmaktı,dertleşmekti.Belkide deşarj olmaktı.
Çünkü yanlızlık da hayatın bir gerçeği olsa bile bu gerçeği doğduğumuz andan itibaren sistemimiz içinden atamazsınız.Onun için bunu da insanın ya kendisiyle sorgulaması ya da çevresiyle paylaşabilmesinden mutluluk duyması gerektiğine inanması gerekir.
İnsanın en yakını olan çekirdek ailesinden birileri, eğer hiç gözünü kırpmadan seni harcıyorlarsa yüreğindeki manevi gücünü farkındalığın sayesinde muhakkak dışarıya çıkartma gereğini hissedersin.Ya dost bildiklerinle paylaşırsın ya da o gücün devamlılığını yüreğinde muhafaza edersin.Geriye baktığın zaman “keşke”sözcüğü hiçbir zaman sana farklı boyut kazandırmaz.Çünkü zaman ileriye doğru çalışır.Yaşam sınırlarını ne kadar çaba gösterirsen göster istesende çizemezsin.Sınırları ancak yaşadığın hayatın göstergesinde görürsün.

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 31.08.2015 15:02


Hayatta yaşadığım üzüntüleri kendim için itici bir güç olarak kullanmayı başardım.İnsan hayatında yol ayrımları vardır.Sevinç ve üzüntü yanyana olduğu için yaşamım boyunca üzüntülerimin gözlerimi kapatmasına asla izin vermedim.Çünkü dünya döndüğü sürece yaşamımızdaki herşey degişecektir.Hiçbir şey olduğu gibi kalmayacaktır.
Herkesin güç dengesi kendisine aittir ve etkilerle tepkileri farklılık gösterir.Gün gelir yaşam standartındaki göstergeler ya seni aşağı çeker ya da yukarıya iter.Önemli olan dengeyi kurabilmekse eğer, tüm çabanla ya dengeyi kurarsın ya da o dengeyi sıfıra indirirsin.Sonuçta ya harcanırsın ya da harcarsın.Ya ezersin ya da ezilirsin.Birilerine karşı acıma duygunu veya pişmanlıklarını yenebilmen için objektif olarak düşünmek zorunda kalırsın.Ancak sana iyilik yapan kişiler yaptığı iyiliklerle seni bir anda boşluğa itip,seni veya birinci derecedeki aileni koz olarak kullanıyorlarsa o boşlukta çırpınmaman için kendi doğrularınla iyi, fakat karşı taraf için kötü bir şekilde tepkini gösterirsin.
Çünkü ancak o zaman güçlü kişiliğini ortaya çıkartarak öfkeni sindirebilirsin.Çünkü ancak o zaman o kişileri hayatına ya alman gerekir, ya da gösterdiğin çaba yerini bulmazsa ebediyete kadar sürecek yaşantında huzurunu,mutluluğunu sağlaman ve çevrene pozitif enerji vermen için o kişilerle mümkün olduğu kadar görüşmeden,hatırlamadan yaşamına devam etmek zorunda kalırsın.Aksi takdirde ezilen kişi sen olursun.
O kişileri hayatına alırsan karşılıklı değişim yaşanması için gerekli çabayı sarfedersin belki, ama yarım kaldığın yerden bir şekilde devam edersin.Ancak sonu gelmeyen tavizler ve yapmacık sahte ilişkilerle düşüncelerini süsleyerek yaşamak zorunda kalırsın.Sonunda seni tatmin etmeyen ,gerçek olmayan ve süreklilik arzeden bir masal yolculuğuna doğru sürüklenmeyi seçmiş olursun.Ve gene devamlı ezilen ve stres içinde yaşayan kendin olursun.Stres içinde yaşadığın müddetçe uzun veya kısa sürecek bu hayat yolculuğunda mutluluk kavramından da uzaklaştığın gibi zamanla sağlığından da olursun.
Sana her zaman en yakın olan hastalığında veya sağlığında, mutlu veya mutsuz günlerinde güvenebildiğin ,yanında olan kişi 1.derecede birlikte yaşamı paylaştığın kişi olmalıdır.Çünkü yaşamın boyunca en fazla gördüğün kişi o dur.

realdostluk
  • Mesaj
  • Profil
  • Ekle
57 yaşında / Erkek
Merkez
Balıkesir
Aktif Toplam Yazı : 12
[ Göster ]
Yazılış Tarihi : 31.08.2015 15:04


En güvenebileceğin çekirdek aile olarak kabul ettiğin annen,baban varsa kardeşlerin, daha sonra ikinci derecedeki akrabaların bile daha sonra hatırlanmalıdır.Çünkü kendi yaşantı zincirinin içinde geçen ,mutlu veya mutsuz olaylar esnasında onlar yanında yoktur.Objektif olarak düşünemedikleri gibi olaylara sadece kendi penceresinden görmek istediği şekilde bakarlar.Senin dengeni kurmak için yeteri kadar çaba sarfetmezler,seni yeteri kadar rahatlatamadıkları gibi çözüm yolunu da bulamazlar.Bulduklarında yanılma payı mutlaka vardır.O yanılgıya sende düştüğün anda o zaman dipsiz bir kuyuda farkında olmadan olayların içine doğru çaresizce adım adım ilerlersin.
Hiç kimseye hiçbir şeyi ıspat etmek zorunda değilim.Yaşamım boyunca bazı zamanlarda
uygulamak zorunda olduğum radikal kararlarımdan da asla pişmanlık duymadım. .
Bir laf vardır.”İnsanın korkusu insanı pekçok şeyden alıkoyabilir onun için bu korkuyu atmak gerekir” Bir şeyin doğru olacagına inanmışsam korku,tereddüt ve pişmanlık duyguları bana uğramadan geçer.Onu ertelemenin boş olduğunu ve yazık olacagını düşünmüşümdür. Çünkü sonradan pişmanlık duyulan bir kararın arkasında bazen dramatik bir olayla da karşı karşıya kalınabilir.Hiç bir zaman tereddüt etmeden, psikolojik yönden beni rahatlatan,bana huzuru sağlayan işte o ani kararlarımın her zaman yanında olmuşumdur. “Bundan sonra ne olur”diye düşünme olasılığımı bile geride bırakmışımdır.
Hangi limana gideceğini bilmeyene hiçbir rüzgardan hayır gelmez diye düşünürüm ve en kötü karar bile kararsızlıktan iyidir ilkesini benimserim.
Işığı gören ve herşeyin bir çaresi olduğuna inanan optimist bir kişiliğe sahip olduğum için ne kadar çaba gösterirsem göstereyim,ne kadar arkama bakarsam bakayım ne benim açımdan ne de karşı taraf açısından değişen hiç bir şey olamaz.


[1]
Arkadas.Com forum kuralları için tıklayın...           
 
KAPAT

Sınırsız Kullan